Çocuk gelişimiyle ilgili ne çok kitap var artık. Sadece kitap değil aslında ; blog yazıları, kısa bildiriler, güzel resimli tek cümlelik öğütler. Sosyal medya “iyi” ebeveynler olmanın önerileriyle dolup taşıyor. Etrafımda ise, “yanlış” yapma korkusuyla doğallıklarını yitirmek üzere olan anne ve babalar. Halbuki Freud bundan yıllar once şöyle demiş; “Ne yaparsanız yapın, nasıl olsa kötü…
Emzirmeyle ilgili söylem son yüzyılın farklı dönemlerinde değişiklik göstermiştir. 1930’lu yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri emzirmenin yanısıra ek gıda besinlerinin erken yaşta verilmesine ilişkin olumlu tavır almıştır. Yıllar içerisinde yapılan araştırmalar sonucu, anne sütünün önemine tekrardan değinilmiş ve doğum itibariyle, (ilk 4-6 ay boyunca) birincil besin kaynağı olduğu kabul edilmiştir. Anne sütünün besin içeriği inkâr edilemez…
Hamile kalma düşüncesi, bir anne ve kızı arasında gerçekleşmiş olan çatışmaların, bilinçdışı olarak, tekrardan canlanmasına yol açar. Hamilelik, anne rölünü üstlenebilme düşüncesini doğurmakla birlikte, kadını, kendi annesiyle gerçekleştirmiş olduğu yolculuğu tekrardan yaşantılamasına ve o yolu gözden geçirmesine sebep olabilir. Her anne-kız ilişkisinin olumlu ve olumsuz yönleri vardır ve bunlar bireyin iç dünyasında gizlidir. Farkında olarak…
“Anne olunca anlarsın” şeklinde ifade bulan bir açıklamayı hayatımda duymadım diyecek kişi sayısı oldukça azdır. Anneliğe özgü kaygıların olduğu aşikârdır ve bunların doğum gerçekleşmeden önce yaşanmaya başlandığını da söyleyebiliriz. Bebeğin anne karnında günde kaç kere hareket ettiğiyle ilgili yaşanan endişe anlarından, doğup da ağlamasına anlam verme güçlüğüne uzanan ve farklılaşarak devam eden bir kaygı yelpazesine…
ebeğin doğumuyla birlikte, annenin ruhsal dengesi farklı şekillerde dalgalanmalar gösterebilir. Kaygı Düzeyinde Artış: Her annenin, doğum sonrasında, kaygı düzeyinde bir artış gözlemlenir. Yaşamı, anne, baba ve/veya etrafında bulunanlara bağlı bir varlığı dünyaya getirmek oldukça ürkütücü gelebilir ve bu düşünce ve duygular beraberinde farklı sorumluluklara bağlı endişeler yaratabilir. Ağlayan bir bebeğin sıkıntısını anlamak ve onu rahatlatabilmek…
Anne, bedeni ve değişimlerin beraberinde getirdiği ruhsal süreçler bir kadının yaşadığı beden değişimleri, duygusal dalgalanmalara yol açabilir. Yüzyıllar boyunca, annelik o denli kutsal bir kavram olarak düşüncelerde yer aldı ki, annelerin, yaşadıkları zorlukları dile getirmeleri yanlış anlaşılmış ve ayıplanmıştır. Bu son yıllarda, tıp ve psikiyatri/psikoloji alanlarında gerçekleşen gelişmelerle birlikte kadınlar, bedenleri ve duyguları hakkında, daha…
Bu izleri buraya kim bıraktı? Kim yürüdü bu yoldan... benden önce? Her adımın gölgesinde bir başkasının esintisi, bir başkasının yankısı... Hür müyüm? Değil miyim? Sen miyim? Peki, ben kimim? Her yolculuğun başında bir çocuk vardır, içimizdeki çocuk, doğacak olan çocuk, anne ve babanın gözünde büyümeyen çocuk... Bu çocukların her birinin içinde ise, bir başkasının arzusu…
Üstünü çok örtmedin mi? Mamasını az vermedin mi?” Annelere verilen öğütler ve anneliğin kırılganlığı üzerine... Bebeğin doğmasıyla birlikte, anneye yöneltilen öneri bolluğu kafa karıştırıcı olabilir. Bebeğin temel ihtiyaçlarını gidermeye yönelik, bu yoldan geçmiş olan her annenin, kendine özgü bir bilgisi ve giderme biçimi bulunur. Öneriler çoğunlukla bebeğin beslenmesine ve üşütmemesine yönelik olmakla birlikte, bir oranlama,…
